17 Şubat 2010 Çarşamba

ebe sobe...

aklımda çok şeyler var bu aralar, durmadan bir yerlerden kendime işler çıkartıyorum,
geçen hafta perdelerle bakışıyoruz demiştim ya bu hafta minik adamın odasının duvarlarıyla bakışıyoruz.
istediklerimi nasıl yapabileceğimi önce okumam lazım, bir öğreneyim ki uygulayayım hemen.
aa bide enteresan bir kitap aldım bu hafta, çocuklarda sanat eğitimi üzerine, güzel gidiyor, bakalım.
kitabın da etkisiyle sürprizlerimizi renklendirdik, minik adamın el izi ile imzalı kartlar hazırladık.
sonrasında boyalara kapıldık, çerçevelik bir serbest çalışmamız var artık, benim yuvarlaklarım onunsa parmak izleriyle süslü.
kartlarımızın bir kısmı yola çıktı, minik bir hediye ile kalan kısmı da yarın yola çıkacak...

.
bu hafta bir de gönlü zengin, tatlı bir annenin bloğuna konuk olduk, merak ediyorsanız bir göz atın derim ben.
bir anne daha var, ki arkadaşlığından çok keyif aldığım, Füsun'cum, sobelemiş beni, kendimle ilgili 7 ilginç noktayı anlatmam için...
hadi bakalım;

* nick olarak Nilo'yu kullanıyorum çünkü bu isim gerçek isminin bir başka dilde kısaltılmışı yani düşünülenin aksine ismim Nilay yada Nil değil:)

* ani kararlar vermem, enine boyuna düşünmeden adım atmam. Özellikle önemli kararlar verirken tüm olası sonuçlarını değerlendirip ona göre davranırım. Amaaann ne olucak canımcılık hiç bana göre değildir.

* çok dedim aslında takıntılıyımdır diye, düzen ve simetri rahatsızlığım var. Aynı eşyayı gün içerisinde kaç kere yerine koyduğumu bile sayarım bazen. Kapıdan çıkarken bile ev dağınık olmayacak yoksa kafam orda kalır. Huyumu çok iyi bildiğim için başkalarına bulaşmıyorum ama hayatı kendime baya zorlaştırıyorum.

* çölyak hastasıyım. değişik bir hastalık, buğday, yulaf, arpa ve çavdar içeren hiçbirşeyi -börek, pasta, pizza, makarna, ekmek, kek, birçok çikolata, bisküvi vb- yiyemiyorum. sebebine gelince çoğunlukla genetik deniyor ama bana doğumdan sonra teşhis kondu. geçici mi derseniz hayır değil malesef, tek tedavisi ömür boyu bu ürünleri tüketmemek. alıştım ama, ilk başlarda çok zorlanırken şimdi çok daha iyiyim. tek tesellim minik adamın gayet iyi olması :)

* arabalara düşkünümdür, hızlı ve çevik arabaları severim. ayrıca araba kullanmaktan çok keyif alırım, düşünün İstanbul'da bile. genelde ve malesef "bir bayana göre" çokiyi araba kullandığım söylenir, valla ben onların yalancısıyım:) ben anneme, minik adam da bana çekmiş bu konuda...

* renk olarak pembeyi hiç sevmem, kendime yakıştıramıyorum ama birgün mini mini parmaklı bir kızım olursa onu pembelere boğucam, kafasına da kelebekli tokalar takıcam.

* gerçekleştirmek istediğim enteresan gezi planlarım vardır: bir süre yaylada yaşamak, minik adam beş yaşına geldiğinde Tibet' e gitmek, sıkı bir NBA maçını canlı canlı izlemek ilk aklıma gelenler...

tamaam, şimdi sobeleme sırası bana geldi, and the sobe goes to Çilli, Juve ve Melike...

11 yorum:

beetlejuice dedi ki...

Nilocum, mim için teşekkürler canım ama daha önce yapmıştım ben:)
Ben adını Nilüfer diye düşünmüştüm, tüh yine tutmadı:) Senle ilgili niye hep yanlış tahminlerim var ki benim:)
Çölyak ne menem hastalıkmış öyle, Allah kolaylık versin canım.

füsfüs dedi ki...

hastalığın için geçmiş olsun öncelikle, neyse ki deniz de çıkmamış
odayı perdeleri merak ediyorum ona göre:))

mehmet akif dedi ki...

ne güzel resimler onlar öylee

Mlke-Btkn dedi ki...

Nilocum bende cevaplamıştım canımmm öperimm:D

nilo dedi ki...

Çillim, emin olamadım, baktım da hatta ama görmedim alla alla... Ööle bir hastalık işte alıştım artık ;)

Füsfüs'cüm, evet canım Allah'tan çıkmadı ama kontrol ediyoruz. Aklımda daha hepsiyavaş yavaş alış verişe de başladım. Bakalım, göstericem:D

Mehmer Akif, teşekkürler...

Melike'cim, ama ben hatırlamadım yahu, yaşlandım artık galiba:D

Tibet'in annesi dedi ki...

Çok geçmiş olsun Nilo. Benim kuzenimin eşinin de benzer bir hastalığı vardı. onunki mayalı yiyeceklere karşı bir durumdu. bilmem kaç sene iğne oldu hep. şimdi şimdi doktor azar azar yemesine izin vermeye başladı.
Allah kolaylık versin...

Sanat çalışmalarınız süper olmuş :)))
Kitabın adını da merak ettim bu arada.

nilo dedi ki...

Sibel'cim, çok değişik hastalıklar türemeye başladı, benin ki de onlardan biri alıştım ama artık onunla yaşamaya. Arkadaşına da çok geçmiş olsun. Sanatsal çalışmalarımız devam edecek, kitabı okuyorum hala, biraz ilerleyeyim bahsedeceğim canım, öptüm;)

NiLaY dedi ki...

benim de gözüm fotolarda kaldı :))

nilo dedi ki...

Nilay, teşekkür;)

KUZEY TAN dedi ki...

Çölyak hastalığı "gluten alerjisi" diyede geçer. Kolay gelsin. Gerçekten sonradan ortaya çıkması çok ilginç. Çocukken vardı anlamadıysanız çok büyük bi şans hastalanmamanız.
Artık güümüzde en azından glutensiz gıdaların sayısı arttı. Eskiden çok zormuş.

nilo dedi ki...

Merhaba Kuzey Tan' ın annesi, evet çok haklısın, küçükken çıkmamış olması büyük bir şans, sonuçta genetik bir kastalık ama doğumdan sonra çıktığı vakalar da çoğunlukta. Glutensiz bir hayat sürüyorum artık, alıştım sayılır gerçi. Birçok yer glutensiz ürün yapıyor, eskisi gibi zor değil gerçekten. Sevgiler...