minik adam tam bir yaralı yüz bu günlerde...
sol yanağında geçmek üzere olan bir çürük, sağ yanağında da kırmızı bir şişlik var.
bayramdan kalma dikişlerinide unutmayayım, ufacık bir faça.
hani yurtdışındaki sosyal görevlilerden burda olsa kesin oğlanı elimizden alırlardı.
"bakamıyosunuz siz bu çocuğa, kesin dövüyorsunuzdur da!" diyerekten olay çıkartırlardı!
yazarken bile içim bir tuhaf oldu valla.
ama bilmezler ki O düştükçe, vurdukça, ağladıkça benim içim yanıyo.
O bağırarak, ağlayarak gösteriyo acısını peki ya ben?
kalbim mengenelerin arasında sıkıştıkça sıkışıyo, bir süre kendime gelemiyorum, nefesim tıkanıyo resmen.
öyle olur olmadık kazalar, yaralanmalar ki bunlar düşündükçe şaşırıyorum gerçekten.
yakında kontrol manyağı bir anne olucam ya ondan korkuyorum, kendimden korkuyorum...
.
haftaiçi kazaları geçirip çeşitli morluklar edindikten sonra haftasonunu sakin geçirdik.
oyunlar oynadık, puzzlelar yaptık, resim çizdik, kitap okuduk...
geçen haftalarda arıyorum
demiştim ya sonunda hayvanlar ile ilgili istediğim gibi bir kitap bulabildim.
baktığım bikaç tane vardı ama onlarında basımı tükenmişti.
Resimlerle 100 Hayvan, Remzi Kitapevinin çocuk dizisinin yeni çıkan kitabı.
içinde ev, çiftlik, kutup, Afrika hatta Avusturalya hayvanları bile var, gerçekten çok güzel hazırlanmış.
değişik hayvanlar görmek minik adamın hoşuna gitmiş olucak ki hergün en az iki kez bakıyor.

aslında uzun zaman önce oynamıştık bu oyunu, resimlere bakarken buldum.
makarna kutusunun üzerini renkli elişi kağıtları ile kaplamıştım,
ön kısımda var olan deliğe üsttekini eklemiş ve kutunun üzerine ördekler yapıştırmıştım.
sonrasında minik adamda sürpriz yumurta kutularını üstten atıp, ortadan toplamıştı.
uzun süre oynadı bu kutuyla, özellikle yemek yedirirken çok işimize yaramıştı.
şimdiyse üstü yemek lekeli, ıslandığı için yapışkanlar atmış bir şekilde rafta duruyo.
ne bilim atmaya kıyamadım, çöpçü yanım sağolsun.

.
bugün pazartesi, sizi bilmem ama beni çook uzun, bol mesaili bir hafta bekliyor olabilir.
umarım keyifli bir haftasonu geçirmiş ve haftaya başlayacak gücü toplayabilmişsinizdir.
yazdığıma bakmayın siz, kendi adıma şüphelerim var.
bi de daha yeni başlayan hafta için ağrıyan bir sırtım ve geri geri giden ayaklarım.
ara gaza ihtiyacım var benim, anlaşıldı, acıkta olsa kafa dinlemeye.
saatsiz kahvaltı edip düzenli uyumaya yada rahatlatıcı bir masaja.
ne istediğim konusunda bir sorun yok, burası net, ne zaman yapabileceğim konusuna gelince tam bir muamma.
umarım beklenmedik bir yolculuk yada harika bir sürpriz gerçekleşir, sizin içinde bizim içinde!
sevgili evren, bu mesajı sana gönderiyorum, cevabını da en kısa zamanda bekliyorum;)