29 Mayıs 2010 Cumartesi

kadıköy-eminönü-galata

cumartesi sabahlarına ayrı bir keyifle uyanıyorum, evi ve minik adamı hazırladıktan sonra kendimi yollara atıyorum,
vapura biniyorum, müzik dinliyorum, etrafa bakıyorum, çay içiyorum, işi düşünüyorum, hiç bişey düşünmüyorum,
yürüyorum, soluklanıyorum, fotoğraf çekiyorum, öğreniyorum, arada "hıım anladım" ya da "nasıl olucak şimdi bu" diyorum,
kapının önüne çıkıp göz ucuyla galata kulesine bakarken bir yandan kahve içiyorum,
arada kulağıma perküsyon sesleri bazen de üst katta ki flamenko danscılarının ayak sesleri geliyo,
çay içiyorum, öğrenciyim ya defterime not alıyorum, denemeler yapıyorum, keyif alıyorum...
ve 5 saatin sonunda yorgun ama mutlu, vapura atlayıp minik adama doğru harakete geçiyorum...

7 yorum:

ayşegül dedi ki...

annede olsak,arada sırada kendimize ayıracağımız zamanlar olmalı kesinlikle.
her c.tesi olmasada bende seviyorum yalnız takılmayı :)

füsfüs dedi ki...

nilocuuum fotoğraflar harika, çok ama çok beğendim kapmışsın bence sen bu işi, çok iyi yapıyorsun keyfini çıkar. header da çok tatlı olmuş. özletme öptüüüm

Zeynep dedi ki...

Fotoğraflar da yazı da çok keyifli.. Ellerine sağlık:)

lunawar dedi ki...

Bıktım senin ayaklarından:) biliyosun di mi?
bi haftasonu fırsat bulursam baskına gelicem haberin olsun:)

nilo dedi ki...

Ayşegülcüm, kesinlikle çok iyi geldi, 2 hafta kaldı sonrasında hep minik adamala takılacağım:)

Füsss, saol canım öğreniyorum valla bişeyler yapmaya çalışıyorum:D Headerı bende çok sevdim ne söyliim:D Öpüyorum bendeee...

Zeynep'cim, saol canım:))

Lunaaaa, bıkma benim ayaklarımdaaaan:D atla gel valla bekliyorumm:D

biberli dedi ki...

gözünü sevdiğim vapur, marmara,eminönü...
denizimin kokusu bile bi başka sanki...

içim açıldı...
oooohhhhh!

nilo dedi ki...

Biberliiim, özlemişsin çok yapalım beraber bir eminönü?