14 Eylül 2009 Pazartesi

Rugrats takımı yine toplandı...

Hem minik adam hemde bizim için hızlı bir haftasonuydu.
Bir gün bir partide ertesi gün başka bir partideydik.
Aslında parti verilmediği zamanlarda da bu bebişlerin olduğu her yer parti havasında:)
Deniz, Eylül'ün saçını çekti,
Derin, Efe'nin elini tuttu,
Eylül ve Deniz oyuncakları paylaşamadılar,
Efe, kendi doğum gününde fosur fosur uyudu.
Deniz, Eylül' ün yanağına öpücük kondurdu demek isterdim ama yalamayı tercih etti:D
Evdeki sesten bahsetmiyorum bileeee...
.
Sevgili bebiş anneleri,
Bebişlerinizin doğum günü kutlu, mutlu olsun.
İkisine de bir ömür sağlıklı, huzurlu ve sevgi dolu olsunlar.
Bu güzel ve özel günü bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Sizi seviyoruz...

Çok sevdim bunu:D

Cumartesi cimcime kızımız Eylül'ümüzün doğum gününü kutladık.

Pazar günü de tombiş yanaklı Efe'mizin...







Minik adam Efe'nin hatıra defterine parti anılarını yazarken...

13 Eylül 2009 Pazar

Bu iki adamı ve bu parkı çok sevdiğimi söyledim mi?

Erkenci kuşlar gibiyiz...
Serin ve tertemiz bir sonbahar sabahında,
ahali sıcak yatağında uyurken biz yola koyulmuştuk bile.
Hafif hafif çiseleyen yağmur uykumuzu çoktan açmıştı...

Biraz pazar sabahı oluşunun biraz da yağmurun etkisiyle
ortalık uzun zamandan beri olmadığı kadar sessiz ve sakindi.
Sabah yürüyüşünden keyif alan amcalar ve teyzeler,
biz
ve yağmur sularıyla oynayan minik adamın dışında
parkta da kimsecikler yoktu...



9 Eylül 2009 Çarşamba

Avlandık...

Sevgili Avcı' ya sayfasında bize de yer verdiği için teşekkür ediyoruz.
Geç dönüşümüzden dolayı da özür dileriz.
Buyrun burda...

8 Eylül 2009 Salı

Yazdan kalma bir günden...

Aslında 1 Eylül' de yazıcaktım bu yazıyı,
yağmurun delicesine yağdığı,
sonbaharın başladığının işareti olan günde.
Bugün, hava da bende o günden pek farklı değiliz.
.
Bir yanım
kışı, soğuğu, evdeki sıcak kahvenin ısıttığı akşamları özlerken,
diğer yanım
daha doyamadım yaza, gezecek çok yer vardı, çabuk bitti diyor.
Bir tarafta da minik kuşum var, parka gitmeyi çok seviyo,
karıncasının, köpeğinin, kedisinin, kuşunun müptelası.
Yazın pek bir keyifli
ama ya bol yağmurlu, rüzgarlı İstanbul sonbaharında ne olucak?
Belki herkesin içinde birazda olsa olan "sonbahar sıkkınlığına" yakalanacak.
Belki de sevgilim gibi sonbaharın delisi olucak,
yağmurun altında gezmeyi, dökülen yapraklarla oynamayı sevecek...
Peki ya kışın?
O zamanda kar gelmiş olucak,
ve minik kuşum şu kısa hayatında ilk kez kartopu oynayacak.
Bembeyaz yağan kar tanelerini görünce ne yapacak acaba?
Kalın kalın kabanlarımızı giyip, tombiş ellerine eldivenleri geçirip
kendimizi karların üstüne attığımızda nasıl da keyiflenecek.
Bekleyip görelim bakalım...
.
Fotoğraflar, pazar gününden.
yazın son demlerini kaçırmamak için parktaydık...



Bu minik damlacık, mama yemek yerine
salıncakta sallanmak istediği için aktı.

7 Eylül 2009 Pazartesi

Minik adamın doğum günü partisi...

Çok farklı fikirler vardı aslında aklımda,
Ama ya yaş sınırı vardı ya da zaman.
Sonra düşündüm bolca parti malzemelerinden alsam diye,
ama alsam da alma nedenim olan kişi malesef fark etmeyecek...
Doğum günü olduğunu, O' nun adına bir parti verildiğini, davetlilerin O'nun için geldiğini, annesi ve babasının heyecanı malesef anlayabilecek yaşta değil...
Bizde, canının istediği gibi gezebilsin diye O' nun da keyif aldığı bir yerde,
yeşilliklerin içinde, sevdiklerimizle,
keyifli ve kalabalık bir doğum günü partisi düzenledik...

Parti zamanı;)

Doğum günü çocuğu...

Efe kuzusu...

Eylül kuzusu...

Elif kuzusu...

~~~

~~~

~~~

~~~

Minik kuşumun ilk doğum gününe gelen, iyi dileklerini gönderen,
hediye alan yada almayan, arayan
herkeseeee çooook teşekkür ederiz.
Annem, babam ve Eso'm, oğlumun teyzoşları ve sevgili arkadaşları,
ablam ve Mert, Yasemin ablam ve ailesi,
tüm kuzuların anneleri ve babaları,
gökçekız ve Tolga'sı ...
Bu harika günde varlığınızla mutluluğumuza mutluluk kattınız.
Öpücükler;)

5 Eylül 2009 Cumartesi

Doğumdan sonra hayat...

Sayfasında bize de yer verdiği için sevgili zuzu' ya çok teşekkür ederiz.
Geç dönüşümüzden dolayı da özür dileriz.
Buyrun burdan bakabilirsiniz...

3 Eylül 2009 Perşembe

Doğum günün kutlu olsun bebeğim...

.bugün benim dünyamın değiştiği gün.
.bügün hayatımda yepyeni, daha önce hiç yaşamadığım bir dönemin başladığı gün.
.bugün aylardır yaşadığım özlemin, merakın son bulduğu gün.
.bugün bebeğimin hayatımıza katıldığı gün.
.bugün benim anne olduğum gün.
.
Bebeğim,
Bir yıl önce hayatıma girdiğinde ben bugün ki insan değildim.
Mutluydum ama şimdiki kadar değil,
"Herşeyim var, bana yeter" diyordum ama derinde bişeyler aksini söylüyordu...
Şimdiyse kendimi yepyeni bir hayata başlamış gibi hissediyorum.
Varlığınla hiç bilmediğim bir bütünlük ve mutluluk yaşıyorum.
Hani derler ya Ç.Ö. ve Ç.S. diye, öyle birşey bu!

Her sabah senin sesinle uyanmak,
teninin mis kokusuyla güne başlamak,
bazen an-neh bazende neh-neh diyen sesini duymak,
öpmek, sarılmak, kollarımda sıcaklığını hissetmek,
oyunlar oynamak, elele yürümek,
koyun koyuna yatmak, gülen gözlerine bakmak,
saçlarını okşamak, kalp atışlarını hissetmek,
ve bunlar gibi yüzlercesi beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor.

Sen, hergün tekrar tekrar şükretme nedenimsin.
Sen, gün ışığımsın, oksijenimsin.
Sen, karşılıksız sevginin bir kanıtısın.
Sen, ailemin biricik ferdi, hoşgeldin, sefalar getirdin....

2 Eylül 2009 Çarşamba

364 gün önce bugün...

.uyumakta, oturmakta, yemekte ve konuşmakta zorlanıyordum.
.17 kilo almış bedenim, daha önce böyle birşey yaşamadığı için zorlanıyordu.
.yorgundum.
.ertesi günü düşününce saniyesinde ağlamaya başlıyordum.
.ameliyattan, sonrasından, ayrılıktan korkuyordum.
.evde tek başıma kalmak istemiyordum.
.ama başka alternatifim yoktu.
.
.kısa bir yürüyüşe çıkıp derin nefesler aldım.
.sakinleşmeye çalıştım.
.O da sakinleşti.
.
.sevgilimin gelmesine az bir süre kalmıştı.
.geldi ama birini daha bekliyordum.
.zaten son zamanlarda anneme iyice düşkünleşmiştim.
.bir de kardeşimin uçağının inmesini bekliyordum.
.beni görünce koca göbeğimle çok eğlendi.
.
.saatler kalmıştı.
.hazırım artık diyordum kendi kendime.
.ben yarın anne olacağım.
.bir bebeğin, bir insanın hayatına gücümün yettiğince doğru yön vermeye çalışacağım.
.yaşadığım süre boyunca onun yanında olacağım.
.destekleyeceğim.
.benim bir parçam hayatımıza katılacak.
.ben yarın tam anlamıyla anne olacağım.

1 Eylül 2009 Salı

Bu kuzular tanıştıklarında annelerinin karnında büyüyolardı...

Uzuuuun bir aradan sonra yoga grubu tekrar buluşmayı başardı....

4 puset, 4 bebek ve 4 anne Kalamış parkındaydık.
Arayı açmayalım diye ayrılalı nerdeyse 4 ay olmuş:)
Afferin bize!
Gerçi bu süre zarfında buluşmaya çalıştık,
yaz dönemi ve yıllık izinler girince ancak oldu...
Ama bebişler o kadar büyümüşler ki!
Gülücükler atıyolar, yürüyolar, konuşuyorlar.
Hepsi birbirinden sevimli olmuş!

Minik fıskiyeli, boncuk gözlü Derin...

Lüle saçlı, afacan kız Eylül...

Tombiş parmaklı, filli emzikli Efe...

Minik kuş Deniz...

Birbirlerinin oyuncakları ile oynamayı çok sevdiler,
emziklerini hatta saçlarını çekiştirdiler,
beraber uyudular, mama yediler...

Derin, derin uykudayken...
Diğer afacanların popoları çim görür :D



Hem anneler için hemde bebişler için çok keyifli bir gündü...

***Kızlar, oyun grubuna devam,
havalarda bozuyo ama evde idare ederiz artık ;)***

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Ödül gelmiş, hoşgelmiş...

Sevgili Juve bizi, "Yaratıcı Blog" ödülüne layık görmüş, teşekkür ederiz...
Tatlı yanaklarından öperiz:)
Ödülümüz tatilde geldiği için ancak cevap verebiliyoruz, gecikmeden dolayı da özür dileriz...

Ödülün kuralları:
- Ödüllendirene teşekkür edin ve linkini yayınlayın.
- Ödülün logosunu yayınlayın.
- Kendiniz hakkında 7 ilginç şey yazın.
- 7 bloggerı ödüllendirin ve linklerini yayınlayın.

Aslında dürüst olmak gerekirse iki sebepten bu postu yazıyorum:
birincisi Juve' yi çok sevdiğimden kırmak istemiyorum,
ikincisi bir ilk olduğu için geri çevirmek istemiyorum...
Yoksa bu ödül işinin çok da bana göre olduğunu sanmıyorum.
Blogumuz oğluşumla ortak alanımız olduğu için 7 ilginç şeyi ortak yazmaya karar verdim:

* Minik kuş: Bir sürpriz bebek! Plansız, programsız hareket etmeyen annesine inat, annesinin hayatına aniden girmiş bir afacan.
* Nilo: Takıntılıdır, eksik şarkı sözünü veya zayıf isim hafızasına rağmen hangi oyuncu nerden oynadığını hatırlayana kadar rahat edemez.
* Minik kuş: Hemen hemen bütün kelimeleri doğru yerde kullanır ama topa top demektense "puu" demeyi tercih eder.
* Nilo: Düzenlidir, gözü kapalı evde yada ofiste neyin nerde olduğunu bilmeli ve tek bakışta da bulmalı. Bişeyler aramayı hiç sevmez.
* Minik kuş: Babasına olan düşkünlüğü ile ünlüdür. Eğer babası evde değilse baba diyerek bütün odaları arar.
* Nilo: Eski iş koliklerden, son iki yılda gerçeği fark eden aydın kesimden.
* Minik kuş: Kedi, köpek, karga, kuş, karınca hastası.

Başlarken biraz mızmızlandım ama yazması keyifliymiş:D
Ve sıra geldi ödülü göndermeye, hepsine sevgilerimizle...