4 Ocak 2011 Salı

turkuazoo' da bir pazar günü...

balıklara gideceğimizi söyledim bir gün öncesinde, heyecanlandı, "hep beraber, arkadaşlarında geliyor" dedim daha bir mutlu oldu. kahvaltısını bile daha hızlı yaptı, "hadi dedim vakit kaybetmeyelim" koşa koşa üstünü giyindi hiç oyalanmadan. arabada oturken bile hiç mızmızlanmadı, yanlış alışveriş merkezine girip oyalanmamıza rağmen sabırla bekledi.
daha öncede indirimli alışveriş sitelerinden bahsetmiştim, biz bu tür organizasyonlar için çok kullanır olduk onları, indirim bahanesiyle toplanıp gidiyoruz cümbür cemaat. geç kaldık ama yinede pazar kalabalığına kalmadan içeriye girdik. girdiğimiz andan itibaren "çıldırdılar" diyebilirim...
herkes için çok güzel düşünülmüş bir fikir akvaryum ama eğer yurdışında bi yerlerde gittiyseniz pek beğenmeyebilirsiniz çünkü biraz küçük. tabi bu durum sadece büyükleri rahatsız edebilir sonuçta minikler için herşey kocaman. hepsi balıklara bayıldılar, her bir akvaryumun önünde ayrı bir sevindiler. minik adam ordan oraya koşuşturmaktan ter içinde kaldı, bütün balıkların ayrı yarı renklerini saydı, tanıyamadıklarının isimlerini sordu, bıdır bıdır sürekli konuştu.
içerde köpek balıklarını görebileceğiniz uzun ama malesef dar ve havasız - yada bana öyle geldi daraldım çünkü baya- bir tünel var. minik adam teyzesinin kucağında tüm balıkları ellemeye çalıştı özellikle köpek balıklarına bayıldı. dişlerinin çok büyük olduğunu ısırırsa acıyıp kanayacağını anlatıp durdu. köpekbalığından sıkılınca da koridorun içinde sağa sola bakarak koşmaya başladı, sonları Allah' tan çok kalabalık değildi bir problem yaşamadık.
bol bol oynadılar, özellikle akvaryumların önünde mutluluktan zıplama ve gülüşmeler şeklinde anlaştılar. evde ya da parkta sudan alamadığımız minik adam, şaşırtıcı bir şeklide suyla oynamak hiç istemedi. bikaç kez taş atmak istedi, bir tanesini de atmayı başardı, dışarı atacaklar diye korktum valla. Eylül ve Efe, elele tutuşup gezdiler çoğunlukla, bayıldılar balıkları izlemeye. Derinkız' da bizimleydi aslında o gün ancak korktuğu için onlar turu biraz hızlı ve kısa kesmek zorunda kaldılar. 
P.S. Eğer daha önce akvaryuma gitmediyseniz mutlaka gidin ve eğer daha önce miniğinizi akvaryuma götürmediyseniz mutlaka götürün derim ben...

5 yorum:

poh poh perisi... dedi ki...

ben de laloşu götürmek istiyorum ama erken mi diye de endişe ediyorum bilemedim bak şimdi :)

Zeynep dedi ki...

Biz de aynı sizin gibi indirimden biletleri alıp gitmiştik ve çok eğlenmiştik ama ben yazmamışım! İnanamadım kendime,öyle emindim ki not düştüğüme..Sadece bu (http://30dansonra.blogspot.com/2010/10/bugunun-sansnaa-piyangodan-yuva-ckt.html) fotoyu koymuşum başka bir posta ek olarak, hay allah yaa :)Tekrar gidilebilir, gezilebilir bir yer, biz çok sevmiştik ailecek. Minik adamın köpekbalığı yorumlarıma da bayıldım :)

Bahar dedi ki...

Son fotodaki yüz ifadesi harika :)))

sirinanne dedi ki...

Biz de gittik.
Oğlum çok beğendi.
Aynı sizin minikler gibi koşturdu, hopladı, zıpladı.

Evet emsallerine göre küçük ve balık çeşidi de fazla değil ama çocuklar için çok hoş bir yer.

nilo dedi ki...

Poh poh perim, balıkları seviyorsa ve ayır ediyorsa hiç sorun yok bence çok eğlenirsiniz:)

Zeynep'cim, şimdi baktım bende resimde çok tatlı gülmüş kuzucuk, bizde çektik orda fotoğraf ama koymamışım:) gidilir tabi neden olmasın süper bi yerdi...

Bahar'cım, saol canım:))

Şirin anne, bizde çok sevdik:))