6 Ekim 2010 Çarşamba

minik adama özel...

bu blogu ilk açtığımdan beri sürekli aklımda olan ve yazmak istediğim bir konu vardı. sıramı bekledim sabırla, başkalarının yazılarını okudum, muhabbetlerine sevindim, acıkta olsa imrendim. sonunda yazıyorum ve mutluyum....
seni ilk gördüğümde toplu iğne başı kadar olduğunu söylemişti doktor. babanla beraber ekrana yapışıp kalmıştık resmen, sanki ne göreceksek heyecan işte. o andan itibaren geri sayım başlamıştı bizim için ve zaman çok yavaş geçiyordu. seni ilk hissedeceğim anı beklemeye başladım, içimdeki minik kelebeği hissedeceğim anı. bir akşam babanla otururken hissettim seni, başladım ağlamaya, inanamadım. sonra minik kelebek büyüdü, minik patiler güçlendi tekmelere dönüştü. dönmedim çok fazla ama bol bol gerindin, bazen poponu bazen sırtını sıvazladım kendimce.
.
sayılı gün bitti vakit geldi ve hastanede kucağıma verdiler seni, dünyanın en güzel bebeğiydin gözlerime inanamıyordum, beraber ağladık bir süre. sonrasında ağlayarak kendini duyurmaya başladın, sesin çınladı kulaklarımda bol bol. ellerin, ayakların, parmakların o kadar minikti ki tutarken, kucaklarken canını yakmaya korkuyordum. emzirmeye başladım seni, farklı bir iletişim boyutu girdi hayatımıza. ağlama ve emzirerek anlaştık bir süre, aguların, gülücüklerin, çığlıkların katıldı aramıza. ilk "baba" dedin sonra da "nene" hatta hem bana hem ananene nene dedin, üzülmedim buna tersine sevindim.
.
uzun süre yaklaşık on kelime ile anlaştık ta ki iki ay öncesine kadar. diyolardı "bir anda oluyor, çorap söküğü gibi geliyor diye" ama ben inanmıyordum nedense. anane demeye başladı önce sonra ama (araba) ve diğerleri geldi. şimdiyse " deni... kapının... akasına...laklandı..." cümlesini bile kuruyorsun duraklayarakta olsa. birçok kelimeyi düzgün söylüyor ve doğru yerde kullanıyorsun. hatta öyle garip kelimeler biliyorsun ki kimden nasıl öğrendiğini araştırmak zoruında kalıyoruz. bazılarını ise çok farklı söylüyorsun, bunlardan çok hoşuma gidenler :

* fu: su
* lıplıp: zıpla, zıplamak
* hüp, füt: süt
* kadavi: kahvaltı
* güge: güneş
* çobat: çorap
* kankangi: karanlık
* penyame: pervane
* amaya: araba
* lekenli: yelkenli
* gambon: kamyon
* gökkü: gökyüzü
* lamıt: yardım
* kobadan: kocaman
* bididet: bisiklet
* peymim: peynir
* emmem:ekmek

minik kuşum konuşmanla bizi çok mutlu ediyorsun, güldürüyorsun, muhabbetinle mest ediyorsun... annen ve baban senin için ne diyor biliyor musun "son kafa ütücü" tamamen sevgiden ama:)

7 yorum:

biberli dedi ki...

şok şeker olmuş gerçekten :)
ne güzel bi anı bu Deniz için. kaçımız çocukluğumuza ait bu kadar detayı öğrenebildik ki? Onun için çok hoş bi yazı...

son kafa ütücü ismine ise bayıldım :)) çok yaratıcısınız gerçekten...ee anne baba böle konuşursa, çocuk nasıl düzgün Türkçe konuşsun, değil mi ama? :))

füsfüs dedi ki...

canımsın:) başladı demek, ne güzel çok eğleneceksiniz. demiştim değil mi? dur sen daha neler söyleyecek o. öptüm kocaman

Red Riding Hood dedi ki...

Fotoğraf yazıya çok uymuş annesi.

Utku'nun annesi dedi ki...

Ne düzel anlatmışsınız duygularınızı
Adıda kendi gibi güzel maşallah Denizin
sevgiler

lunawar dedi ki...

kiki:) benim de bişiler söyleyesim geldi ama Deniz'cim okuyacak, yazmayayım:)
Küçük Adam kocaman oluyor annesi:) hazırlıklı ol, o "son kafa ütücü" kızlarla gelecek yakında;)

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

Yorum yazacakken Mevlanayı görünce duruldum birden :)
İnşallah Mevlana'nın sözlerindeki gibi bir kişilikte olursun Deniz !Rabbim dillerini daha da açsın yakın zamanda , o zaman görsün bakalım anne-baba son ütücülük nasıl oluyormuş :)
Söylediği kelimelerin çoğu aynı tarzda.Her çocuk ayrı bir kitap diyoruz ama kız-erkek farketmeden yaşıtları ile aynılar sanki !
Uffu (su) - ahmek (ekmek) ... Daha niceleri var bizde de :)
Rabbim sağlıklı - huzurlu bol yaşamlar nasip etsin yavrularımızı bizden ayırmadan inşallah !

nilo dedi ki...

Biberlim saol şekerim, hep o öğrensin hem de ben hiç unutmayayım istiyorum aslında. Bu güncenin ana sebebi de bu değil mi zaten... ööle işte kafa ütücü benim minik kuşum, anasına babasına çekmiş:)

Füsfüüüüssss, inanılmaz keyifli gerçekten, çok eğleniyoruz. daha da iyi olacak gibi:) öpüyorum seni ve Defnemi, özledim yahu...

Red, saol;)

Utku'nun annesi, teşekkür ederim, sevgiler...

Lunam, merak ettim neler diyeceğini valla, bi ara söölersin artıkın:) kızlara gelene kadar daha ooo en az 3 yıl var:)

Mine'cim, ne güzel şeyler söylemişsin, inşallah ve hemen amin diyorum:) Ece de pek bir muhabbetmiş, kelimeler çok benziyo gerçekten:) sevgiler..